kpssokulu.com

   

 


AVİCENNA ARI SÜTÜ

 

 


ENGİNAR KAPSÜLÜ

 


BEBE DOZ / ARI SÜTÜ
 BAL + POLEN

 


AVİCENNA MDA 60LIK KAPSÜL

 


KÖPEKBALIĞI KIKIRDAĞI KAPSÜLÜ

 


AVİCENNA YEŞİL ÇAY 60LIK KAPSÜL

 


ARI SÜTÜ TABLET

 


ALIÇ BİTKİSEL KAPSÜL

 


AVİCENNA SARIMSAK 60LIK TABLET

 


EKİNEZYA BİTKİSEL TABLET

 


AVİCENNA RLX 60LIK KAPSÜL

 

 


SARI KANTARON (ST.JOHN WORT) KAPSÜL

 


AVİCENNA ALIÇ 60LIK TABLET

 

 

 


ÇOCUK MACUNU
Bal + Bitki + Baharat Karışımı

 


GİNSENG BİTKİSEL ŞİŞE KAPSÜL

 

 


AKSUVİT

 

 


SPİRULİNA KAPSÜLÜ

 

 


AVİCENNA İDEAL FORM MACUN

 

 


AKSU VİTAL ÇİLEK KARIŞIMLI DOĞAL BAL

 

 


ŞİFALI BİTKİLER
DR. ADİL ASIMGİL

 


AİLE VE YAŞAM SETİ

 

 

        ARI SÜTÜ
Arı sütü,genç işçi arıların başlarının iki yanında bulunan bir çift bezden salgılanarak ağız boşluğuna bırakılan jel kıvamında bir maddedir.Arı sütü’nün hammaddesi nektar ve polendir. Aminoasit,mineral madde ve özelllikle B grubu vitaminlerini ihtiva eden bu madde gerçek bir güç kaynağıdır.Bütün arı lavraları 1-2 gün,ana arı yetiştirilecek lavralar ise lavra dönemleri boyunca arı sütü ile beslenirler.Tesadüfen seçilen işçi arı lavralarının sadece arı sütü ile beslenmesinden 16 gün sonra işçi arının iki kat büyüklüğünde ana arılar meydana gelir.Normal bal arısının ömrü yazın 1,5-2 ay, kışın ise en fazla 5-6 ay olduğu halde ana arının ömrü 4-6 yıldır.Ana arının ömrünün bu kadar fazla olmasının tek nedeni Arı Sütü ile beslenmesidir.

Yapılan araştırmalarda arı sütünün sahip olduğu zengin besin öğeleri ile özellikle hücre yenilenmesi üzerinde etkilerinin olduğu ortaya konmuştur.Vücuda dinçlik ve zindelik sağladığı ve çeşitli hastalıklara karşı direnç kazandırdığı,zihinsel ve bedensel yorgunluğun giderilmesine yardımcı olduğu,yapısında bulunan hormonlar ile hormanal sistemi uyardığı, cinsel fonksiyonları düzenlediği,ciltteki kırışıklık ve sivilcelerin giderilmesine katkıda bulunduğu,sinir sistemi üzerinde sakinleştirici etkisi olduğu bilinmektedir.Arı Sütü’nün yapısında bulunan bir yağ asidi olan 10-hidroksi-2-dekanoik asit’in anti bakteriyel etkisi bulunmaktadır.Ayrıca sinir sistemi için büyük önem taşıyan ve sinir uyarılarının iletilmesinde rolü olan asetilkolin maddesini içermektedir.

 

      POLEN NEDİR?
Bitkiler, bilindiği gibi yeterince hareket edip, yer değiştiremiyen canlılardır. Bitkilerin büyük çoğunluğu nesillerini devam ettirebilmek için tohum yaparlar. Tohumlar toprağa düşüp veya dikilip aynı cins bitki olarak yeniden doğarlar. Tohumdan hemen önce açan çiçeklerin ortasındaki erkek üreme organlarının başcık kısmında, çiçeğin genel görünüşünden ayrı ancak bitkinin tüm kalıtsal özelliklerini taşıyan toz şeklinde hücreler kümesi vardır. Bitki cinsine göre, bu erkek üreme hücresi tozcuklar, ya aynı çiçeğin içine veya başka bir yerdeki aynı cins çiçeğin içine rüzgar sinek, böcek, karınca, kelebek, arı veya insan eli gibi vasıtalarla girerek çiçeğin dişi organında döllenmeyi sağlayarak cinslerinin devamınıda sağlamış olurlar.

Polen işte bu çiçek üreme hücreleridir. Bitkilerin çiçekleri dönemleri bitince polenler de kaybolurlar.

Okullardaki derslerde öğretilen polen budur. Ancak 1960 'lı yıllardan itibaren İsveç'li bilim adamları bu çiçek üreme organlarının çok yüksek bir besin ve ilaç olduğunu keşfedip dünyaya duyurmasından sonra polen botanik yönden öğretildiği kadar tıbbi yönden de bilim adamlarına ve kullanıcılara tüm özellikleriyle tanıtılmaya ve dünyaa bilinçli kesim tüketiciler tarafından yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

POLEN VİTAMİNLER VE MİNERALLER DEPOSUDUR
Polenin analizleri dünyanın ünlü labaratuarlarında yapılıyor.CNRS dünyaca tanınmış bir araştırma örğütü CNRS araştırma uzmanlarından Armond PONS'un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor

 

      GİNSENG
Ginseng,Çin Tıbbı’nda yüzlerce yıldır kullanılan ve vücudun farklı sistemleri üzerinde olumlu etkileri olan bir kök bitkisidir.Ana vatanı Uzak Doğu olan Ginseng,bugün Çin,Japonya,Kore,Amerika,Sibirya ve Kanada’da farklı türlerde yetiştirilmektedir.

Ginseng,bilinen en etkin adaptojenlerdendir,vücudun strese karşı direnç kazanmasını sağladığı, fiziksel ve mental dayanıklılığı arttırdığı bilinmektedir.Ginseng ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmış ve bu araştırmalarda pek çok olumlu etkilerin olduğu belirlenmiştir.Bu olumlu etkilerin,yapısında bulunan çeşitli kimyasal bileşenlerin yanında esas olarak Ginsenosit ‘lerden kaynaklandığı bilinmektedir.

Dolaşım sistemi üzerindeki etkileri sonucu;özellikle yoğun iş temposu altında çalışan kişilerde dayanıklılığın ve sporcularda performansın arttırılmasında,vücuda enerji kazandırılmasında,cinsel aktivitenin arttırılmasında kullanılabileceği bilinmektedir. Ayrıca, erkek üreme sistemini güçlendirici etkisi vardır.

Yapılan araştırmalar; Ginseng’in merkezi sinir sistemini de olumlu yönde etkilediğini, özellikle orta yaşlı kişilerde konsantrasyon ve hafıza problemlerinin giderilmesinde pozitif etkilerinin olduğunu göstermektedir.

 

       ALIÇ
Diğer İsimleri: Yemişen.
Latince Adı: Crataegus Monogyna, Crataegus Oxycantha.
Bitki: 2-4 metre yüksekliğinde, Nisan-Mayıs aylarında kokulu ve pembemsi beyaz renkli çiçekler açan, orman ve yol kenarlarında rastlanan, koyu sarı veya esmer kırmızı meyvaları olan çalıya benzer bir ağaçtır..
Yetiştiği Yerler: 20 kadar alıç türü ülkemizde batı ve Güney Anadolu ağırlıkta olmak üzere çeşitli bölgelere yayılmıştır..

Tarihçe: .19. y.y.'da ingiltere'de çit kenarlarına ekilen başlıca bitki olmuştur. Batıl inanışa göre alıçın dallarını kesmek eve cinleri ve beraberinde kötü şans getirir. Eski Yunanlı ve romalılar alıçı neşe ve mutluluğun sembolü olarak kabul etmiş, gelinlerin ellerinde tuttuğu çiçek demetlerinde bu bitkiyi kullanmışlardı. Yine romalılar yeni doğan çocukların ruhunu şeytandan korumak için eve alıç yaprakları koyarlardı...
Kullanılışı: Çiçekler tamamen açılmadan, ağacın kabukları ve meyvaları ise sonbaharda toplanıp kurutulmak suretiyle kullanılır. Kurutulmuş çiçekler, meyvalar ve kabuklardan toz halinde veya kaynatılarak faydalanılır. Alıç meyvaları semt ve kasaba pazarlarında özellikle çocuk müşterilere hitaben ip halkalara dizilmiş olarak satılmaktadır. Mayhoş bir lezzeti vardır..
İçindeki Maddeler: Tanen, trimethylamin ve bazı vitaminler, C vitamini Flavon türevleri, triterpen türevleri taşımaktadır.


 

         DEVE DİKENİ
Bilimsel adı: Silybum marianum, devedikeni tohumu. Yöresel adları: Akkız, deve kengeri, kengel, kıbbun, meryemana dikeni, sütlü kengel, şevkülmeryem, uslu kenger.
Karaciğeri tüm zehirli ve zararlı maddelerden arındırır, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini (regenerasyon) destekler, en ağır karaciğer hastalıklarında bile gönül rahatlığı ile kullanılabilir. Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
Kullanım biçimi: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı dolusu tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay, sabah aç karnına, öğlen yemeğinden yarım saat önce ve yatmadan yarım saat önce birer bardak olmak üzere, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.
Deve Dikeni'nin Şifası
Diğer İsimleri : Akkız, Kasna, Eşek dikeni, Kenger otu.
Bilinen Bileşimi : Silymarin, uçucu yağ, tyramin, flavonit, histamin, reçine, amine, albumin, agmatin, yağ.
Özelkilleri : Mide güçlendirici, iştah açıcı, karaciğeri güçlendirici, kuvvet verici, süt artırıcı, hazmı kolaylaştırıcı, safra akışını düzenleyici.
Önerilen Hastalıklar : İçindeki silymarin maddesi nedeniyle karaciğerin ilacıdır, zehirlenmelerde, sıtma, iştahsızlık, sarılık, alkol etkisiyle burnu ve yüzü kızarmış insanların bu rahatsızlıklarını karaciğerin tahribatını onararak geçirir, güçsüzlük, safra ve karaciğer hastalıkları, idrarda yanma, bulanık ve tortulu idrar, idrarı tutamama, aşırı adet.
Bugün tıbbın aciz kaldığı karaciğer rahatsızlıklarının ilacı bu dikendir. Bunlar bize Horladığımız hiç önem vermediğimiz, çiğneyip geçtiğimiz bitkilerin dahi boş yere yaratılmadığının ve ALLAH'ın sonsuz ilim ve hikmet sahibi olduğunun bir delili olsa gerek.
Kullanım Şekli ve dozu : 1 yaprak, 1 küçük kök yada 3 tutam tohumu 1 litre suda birkaç dakika kaynatarak günde 3 defa yemeklerden önce 1’er çay bardağı içilir.

 

        ENGİNAR
Enginar,insan vücudu üzerinde sayısız faydaları olan ve karaciğer üzerindeki olumlu etkileri ile karaciğerin dostu olarak bilinen bir bitkidir. Yapısında pek çok yararlı maddeyi bulundurmakla beraber, karaciğer üzerindeki olumlu etkilerinde yapraklarında yoğun olarak bulunan Cynarin adlı maddenin rolü olduğu bilinmektedir.
Karaciğer, toksik maddelerden vücudu arındıran organlardan biridir. Karaciğerin bu fonksiyonu zamanla alkol kullanımı, çeşitli ilaçların etkisi, sigara, endüstriyel atıklar vb. Çevresel faktörler, bazı kronik rahatsızlıklar nedeniyle azalır. Araştırmalar Enginar’ın, karaciğer hücrelerinin yenilenmesini teşvik ettiğini ve antioksidan etki gösterdiğini ortaya koymuştur.
Enginar’ın, karaciğerdeki safra üretimini arttırdığı ve safra kesesinin düzenli çalışmasına yardım ettiği, sindirim sistemi şikayetlerine karşı etkili olduğu, kandaki kolestrol, LDL ve trigliserit miktarlarının düşürülmesine yardımcı olduğu bilinmektedir.

 

        KEDİ OTU(valeriana)
İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2 metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır.

Tıbbi kediotu : Avrupa ve Kuzey Asya'da yabani olarak yetişir. Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir.

Çiçekleri büyük, beyaz veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta, şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır. Faydası : Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır. Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde kullanılır.

 

          KUDRET NARI (momordica)
Kabakgiller familyasından, tırmanıcı, ince gövdeli, bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları saplı ve el gibi parçalıdır. Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır. Meyveleri 10-15 cm boyunda şişkin ve iki uçta incelmiş şeklindedir. Üzerinde kabarcıklar vardır. Turuncu - sarı renktedir. Ev ilaçlarında, zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır.


Faydası : Mide ülserini tedavi eder. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Yaraların çabuk kapanmasını sağlar.

 

          SARMISAK
Kendine özgü kokusu ve tadı nedeniyle hem sebze hem de gıdalara lezet verici olarak kullandığımız sarmısak, soğan ve pırasanın da içinde yer aldığı soğangiller ailesindendir. Eski Mısır ve Çin'de başlayarak uzun süredir tüm dünyada kullanılan sarmısak bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleriyle kükürtlü madde içerir. Sarmısak Avrupadaki veba ve 1.Dünya Savaşındaki dizanteri salgını da dahil birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda sarmısağın tansiyonu, kan kolesterolünü ve tribliserid düzeylerini normale indirdiği gösterilmiştir. Kan damarlarını genişletmekte ve kanın pıhtılaşma yeteneğini azaltmakta, böylece damar tıkanmasını önlemektedir. Kalp hastalarına 6 ila 10 gr. sarmısak suyu içirildikten sonra kalp hastalığından ölüm oranının 1 yıl içinde %50 azaldığı görülmüştür. Bu hastaların tansiyonu ve kolesterol düzeyleri düşmüş, iştahları artmış, ayrıca eklem ağrıları azalmıştır. Sarmısağın Pasteur tarafından antiseptik özellikleri belirlenmiş, son yıllarda da antibiyotik, antivirüs ve antikanser maddeler içerdiği bulunmuştur. Sarmısak kanser yapıcı nitrozamin oluşumunu azaltır. Kanser hücrelerinin bölünmesini durdurur, bağışıklığı artırır ve vücudu radyasyona karşı korur. Bol sarmısak yiyen kişilerde mide kanseri nadiren görülmektedir.

 

           EKİNEZYA - Echinacea
soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda dünyanın en önemli şifalı bitkilerinden olup; kuru toprak ve ovalar ile seyrek ormanlık arazilerde doğal olarak yetişen çok yıllık bir bitkidir. Uygar dünya bu bitkinin iyileştirici özelliklerini Kuzey Amerika yerli halkından (Kızılderililer) öğrenmiştir. Onlar bitkinin kökünü ve yapraklarını her tür yaranın tedavisinde, enfeksiyon ve iltihaplanmalarda, zehirli böcek ve yılan sokmasına, boğaz ve diş ağrısına, kabakulak, çiçek hastalığı ve kızamığa karşı başarıyla kullanıyorlardı. Bitki Amerika? ya yerleşen ilk göçmenler tarafından da enfeksiyonlara karşı sık olarak kullanılmıştır. Bu özel tedavi biçimleri bilimsel araştırmalara konu oldu ve 1950?den beri yapılan araştırmalara göre, bitkide bakteri, mikrop ve virüslere karşı oldukça etkili olan maddeler bulundu.

Ekinezya en yaygın iki viral hastalık olan soğuk algınlığı ve grip? in önlenmesinde de büyük bir yardımcıdır. Soğuk algınlığının ilk belirtileri görüldüğünde veya öncesinde alınması etkisini daha da güçlendireblmektedir. Bitki, üst solunum yolları enfeksiyonları ve sinüzit için de tedavi edici bir ajan olarak dikkate alınabilir. Koni Çiçeği, hemen hemen tüm bulaşıcı hastalıklar için de fayda sağlayabilir. Çünkü araştırmalar Koni Çiçeği? nin sağlıklı dokular ile zararlı mikro-organizmalar arasındaki doğal engeli (bariyer) yok eden bir enzimin oluşumunu önlediğini göstermiştir. T-hücre aktivitesini de hızlandırdığı için romatizmal artrit ve allerji gibi bağışıklık sistemi düzensizliklerinde de kullanılabilir. Ekinezya (Koni Çiçeği), interferon üretimine de yardımcı olmaktadır. İnterferonlar günümüzde özellikle kanser tedavisinde dikkatleri yeniden üzerine çeken, glilko-protein yapısında bir madde olup; virüsle karşılaşan her türlü canlı tarafından hazırlanabilirler. İnterferonların en önemli etkileri, virüslerin çoğalmasını önleyebilmeleridir. Bu nedenle virüslerin yol açtığı grip, uçuk (herpes), deri ve ağızda kızarma, bademcik iltihabı ve genel olarak viral hastalıkların süresini kısaltma bakımından da interferonlar büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle Koni Çiçeği, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi semptomların şiddetini ve bunlara neden olan rahatsızlığın süresini de kısaltabilir.

Koni Çiçeği? nin anti-bakteriyel özellikleri ise; yaraların iyileşme süresini hızlandırmakta ve yanık, böcek ısırıkları, irinli yara, sedef, akne (sivilce) ve egzema gibi cilt rahatsızlıklarında fayda sağlamaktadır. Bitkinin anti-inflamatuar etkisi ise; artrit (mafsal iltihabı) ve lenfatik şişkinlik (Lenfödem) durumlarında faydalı olabilir. Almanya Sağlık Bakanlığı (BGA), Koni Çiçeği preparatlarını yutak, gırtlak ve burunda görülen soğuk algınlığı belirtilerine karşı savunma sistemlerinin (Bağışıklık sistemi) desteklenmesi için önermektedir. Uygulanan kanser tedavilerinde hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve yaşam standardının yükseltilmesi için Koni Çiçeği preparatları kullanılabilir. Bu preparatları kemoterapi ile eşzamanlı kullanmış olan kanser hastalarının tedavi süreleri kısalabilmekte ve hasta tedavi süresince, Koni Çiçeği kullanmayan hastalara göre kendini daha güçlü hissedebilmektedir. Ama tüm hastalıkların tedavisinde olduğu gibi, kanser hastalıklarının tedavisinde de karar verecek olan kişi doktordur. Kemoterapi başlangıcından önce, hasta veya hasta yakını tarafından bu konuda bilgilendirilen uzman doktor gereken doğru kararı verecektir.

Uyarılar: Oto-immün rahatsızlığı olanlar bu ürünü kullanmamalıdırlar. Bu ürünün 1 ay içerisinde 2 haftadan fazla yüksek dozda devamlı kullanımı tavsiye edilmez

Kullanım Önerisi: Ekinezya, gıda takviyesi olarak yemeklerle beraber günde 2-3 defa 1 kapsül alınabilir. Önerilen dozlarda bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur

 

         GİNGO BİLOBA
Dünyanın yaşayan en eski ağaçlarından olan ve 200 milyon yıldan beri varlığını sürdüren Ginkgo Biloba'nın kan dolaşımı ve merkezi sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu ve güçlü bir antioksidan olduğubilinmektedir.
Vücudun tükettiği oksijen ve enerjinin önemli bir kısmı beyin tarafından kullanılır. Sağlıksız beslenme,düzensiz uyku ,aşırı yorgunluk beynin fonksiyonlarını yerine getirmesini engeller ve bellek problemlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Yapılan araştırmalarda Ginkgo Biloba'nın beyine giden kan dolaşımını arttırarak beyin hücrelerine glukoz ve oksijen iletimini desteklediği ortaya konulmuştur.

Ginkgo Biloba'nın güçlü bir antioksidan olduğu bilinmektedir.Bu antioksidan etkinin, Ginkgo'nun yapısında bulunan Flavon Glikozitleri ‘nden, bellek üzerindeki olumlu etkilerinin ise Terpen Laktonları ‘ndan kaynaklandığı bilinmektedir.

Ginkgo Biloba,özellikle yaşlılıkla ortaya çıkan hafıza problemlerinde, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon sorunlarında,dolaşım bozukluğundan kaynaklanan kardiyovasküler rahatsızlıkların ortaya çıkma sürecinin geciktirilmesinde destekleyici olarak kullanılabilir.

Ayrıca Ginkgo Biloba Alzheimer hastalığının başlangıcında,hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.Antioksidan etkisi nedeniyle göz retinasını,serbest radikal hasarlardan korur.

 

          SARI KANTARON (Hypericum perforatum)
Sarı Kantaron (Hypericum perforatum); çok yıllık, üzerinde pek çok sarı çiçeği olan bir çalı türü olup, Asya? dan Amerika? ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde doğal olarak yetişen ve Ortaçağdan beri güvenle kullanılan bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup, çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı, korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Tanen (tannin), uçucu yağlar (carophyllene, pinene, limonene, myrcene), flavon türevleri (quercitrin, quercitin, rutin), hipericin (hypericin), karoten (carotene), Vitamin C ve resin içermektedir. Bu bitki hakkındaki modern ilgi; 1997 yılında Newsweek dergisinde ve sonrasında diğer gazete ve dergilerde çıkan makale ve yazılar ile ABD?de bazı TV programlarında yapılan haberlerden sonra daha da arttı denilebilir. Aslında bundan yıllarca önce başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde bu bitki yan etkisiz bir ?Doğal Antidepresan? olarak kullanılıyordu. Depresyon önleyici olarak kullanılmasının nedeni; Sarı kantaronun içerisindeki başta hiperisin olmak üzere ve diğer bileşikler sayesinde, beyin içerisinde sinir uyarılarının iletiminde önemli seviye artışı sağlamasıdır.

Yapılan araştımalara göre bitki birçok etken madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin (hypericin), flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler? dir. Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Teta dalgaları normalde uyku esnasında meydana gelirler ve derin düşünce veya meditasyon, yüce duygular, memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması gibi şeylerle ilişkilidirler. Sarı kantaron ile ilgili çalışmalarda; endişe, kayıtsızlık, uyuşukluk, fazla uyuma, uykusuzluk, depresyon ve umursamazlık hissi gibi semptomlarda olumlu gelişmeler görülmüştür

Faydaları ve Kullanım Alanları:
Anti-stres ve anti-depresyon etkilidir.
Korku, endişe, kaygı, umutsuzluk, umursamazlık ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
Uykusuzluk ve fazla uyuma problemlerinde faydalıdır.
Yara ve yanıkların iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olur.
Kronik yorgunluk sendromunda ve menopoz dönemindeki sıkıntı, stres ve gerginliklerin giderilmesinde yardımcıdır..
UYARILAR: Hamile veya emziren kadınlar bu ürünü kullanmadan önce doktorlarına danışmalıdırlar. Herhangi bir anti depresan ilaçla beraber kullanılmamalıdır.

Kullanım Önerisi: Gıda takviyesi olarak, tercihen yemeklerle birlikte, günde 3 defa 1 kapsül alınabilir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

 

        NAR (rümman)
Nargiller familyasından; Akdeniz bölgesinden Japonya'ya kadar yabani olarak yetişen canlı kırmızı çiçekli, dört köşe dallı, hafifçe dikenli bir ağaçcıktır. Yaprak kenarı ve sapı kırmızımtıraktır.

Çiçekleri parlak kırmızıdır. Meyvesi (Nar); portakal büyüklüğünde, esmer kırmızı renkli, çok tohumludur. Yenen kısmı, tohumlarının etli ve bol usareli kısmıdır. Ağacın gövde, kök ve dal kabukları; nişasta, mannit, reçineli maddeler, asitler, tanen, punicin ve olkoloidler taşır. Nar kabuğundan yapılan ilaçlar tenya düşürmek için kullanılır.

Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Zayıflara faydalıdır. Mide ve bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.

 

         PROPOLİS
Propolis, arılar tarafından değişik ağaç kabukları ve bitki yapraklarından toplanarak kovanlara taşınan reçineli maddedir.Propolisin oluşumunda arıların polen ve enzim katkısı bulunmaktadır.Doğal antibiotik,antiseptik,antifungisttir.Arılar propolisi kovan içinde ölen ve dışarı atılmayan arıların izole edilmesinde kullanarak, hastalıkların yayılmasını önler. Arılar,peteği inşa ederken propolisi balmumuyla karıştırıp petek ve kovan yapımındada kullanırlar.
Propolis; %55 reçineler ve balsamlar,%30 mumlar,%3 polen,organik ve mineral maddelerden oluşur.Ayrıca yapısında amino asitler,vitaminler bulunur.Bioflavonoid içeriği akaldan kat kat fazladır.Bioflavonoidler,vitamin C’nin asimilasyonunda temel taştır.

Propolis; Bakteri ve enfeksiyonlara karşı mücadelede mükemmel bir yardımcıdır, ayrıca akyuvarların bakterileri harap etme işlemi olan fagositozu kuvvetlendirir.Sadece gripte değil,tekrarlayan çeşitli enfeksiyonlarda ve zayıflamış bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça yararlıdır.

 

          MİNERAL DEPOSU SPIRULINA
Yüksek mineral ve protein içeriği ile mucize yosun olarak tabir edilen Spirulina''nın, bilinen protein kaynakları içinde en yüksek değere sahip bir biyo-ürün olduğunu düşünülüyor. Doç. Dr. Dalay, ''''Sığır etinde yüzde 17.4, tavuk etinde yüzde 19, sardalyada yüzde 20.6, alabalıkta yüzde 19.2, koyun sütünde yüzde 5.6, inek sütünde yüzde 3.2, yoğurtta yüzde 4.8, yumurtada yüzde 12.8 ve soyada yüzde 36.7 oranında protein var. Spirulina''daki protein miktarı ise yüzde 65-70 civarında'''' olduğunu ifade etti.
Spirulina''nın içinde yüksek dozda A vitaminine dönüşen B karotenin bulunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Dalay, B karotenin kanser riskini azaltıcı ve tümör oluşumunu önleyici bir etkisi olduğunu anlattı. Dalay, Spirulina''nın B karotenin dışında akciğer tümörünü azaltan Ca Spirulan maddesi taşıdığını da belirtti.
Bunun yanısıra, Spirulina''nın zayıflama ve diyetlerde de kullanıldığını bildiren Doç.Dr. Dalay, Spirulinanın, vücudu beslerken aynı zamanda yemeklerden önce alındığında tokluk hissi vererek zayıflamaya yardımcı olacağını bildirdi.
Mucize yosunun başta kanser olmak üzere birçok hastalığa yakalanma riskini azalttığını belirten Doç. Dr. Dalay, şunları kaydetti:
''''Spirulina, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretimini teşvik ediyor. Bu özelliğiyle kansızlık tedavisinde kullanılır. Ayrıca vücutta kolesterol oranını düşürmek, kan basıncını ayarlamak, hücre yenilenmesini sağlamak ve dinamizm kazandırmak gibi işlevleri var. Gastrit ülser gibi mide rahatsızlıkların tedavisini de destekler.''''
Doç. Dr. Dalay, 1991''de yapılan bir araştırmada, Çernobil kazası sonrası bazı çocuklara Spirulina verildiğini ve bu çocuklardaki radyasyonun düştüğünün görüldüğünü kaydetti. Doç. Dr. Dalay, Spirulina''nın AIDS tedavisinde kullanımına yönelik çalışmalarda da umutlu sonuçlar alındığını açıkladı.

 

        ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ (GRAPE SEED)

Siyah üzüm tohumlarından elde edilen üzüm çekirdeği çok güçlü bir antioksidandır.
 


Faydaları :
Damar duvarlarını onarır, kalp ritmini düzenler,kalp krizi riskini azaltır.
Düzenli kullanımda varis oluşmuş damarların tedavisinde kullanılır.
Beyin damarlarını güçlendirerek,beyine giden oksijen miktarını arttırır.Bu etkisi ile unutkanlığı azaltıp, konsantrasyonu arttırır.
Yaşlılık belirtilerini azaltır.
Alzheimer için olumlu etkileri vardır.
Kolestrolü düşürür.
Romatizmal ağrılara iyi gelir.
Deri kırışıklığını azaltır.
Erkeklerde cinsel isteği arttırır.
Vücutta biriken serbest radikallerin, vücuttan atılmasını sağlar Şeker hastalığı ve yaşlanmaya bağlı göz sorunlarında olumlu etkileri gözlenmiştir.
Selülitlerin tedavisinde etkilidir.
Düzenli kullanımlarda alerjilerin azaldığı veya sona erdiği bilinmektedir.

Kullanım Şekli :
Sabah-akşam bir tatlı kaşığı öğütülmüş kara üzüm çekirdeği besinsel takviye olarak bal, pekmez, yoğurt veya su ile alınabilir.

 

           YEŞİL ÇAY - Green Tea Extract
Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilen bir çaydır. Yeşil çay, siyah çayla aynı bitkiden ?Camellia Sinensis? ten elde edilmesine rağmen; aralarındaki tek farklılık, işleme tekniğinden kaynaklanır. Yeşil çayın yaprakları, siyah çaya göre çok daha az işlem görür. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze ve yeşil rengini kaybetmez. Siyah çay bir oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay oksidasyona maruz kalmaz ve içerisindeki antioksidan maddelerin azalmasına karşı korunmuş olur (Referans15). Her iki çayda da kafein bulunur, ancak yeşil çaydaki kafein oranı daha düşüktür. Siyah çayın da, yeşil çayın da antioksidan özellikleri vardır, ancak daha az işlem gördüğü için yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha fazladır
Faydaları ve Kullanım Alanları:
· Yeşil çay HDL (iyi kolesterol) seviyesini yükseltirken, LDL (kötü kolesterol) seviyesini düşürerek kolesterol dengesinin kurulmasına yardımcı olabilir.
· Yeşil çay bağırsaklardaki arzu edilen (faydalı) bakterilerin seviyesinin yükseltilmesine ve sindirim sistemine yardımcı olabilir.
· Antioksidan ve yaşlanma etkilerini geciktirici (anti-aging) özelliğe sahiptir.
· Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıcı etkisi vardır.
· Kanser riskini azaltabilir.
· İçeriğindeki EGCg sayesinde, kanser hücrelerinin gelişmesini önleyici etkiye sahiptir.
· Yeşil çay tümörleri küçültebilir.
· Ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olabilir
· Kan damarlarını güçlendirir
· Kan şekerinin düşürülmesine yardım eder
· Diş çürümelerinin önlenmesine yardımcıdır
· Alzheimer ve Parkinson’ a karşı önleyici etkisi vardır
· Anti enflamatuar ve hücre yenileyici özelliği vardır.
· Artero-skleroz (Damar sertliği) riskini azaltabilir.
· Damar sertliğine karşı koruyucu ve kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önleyici etkisi vardır
· Migreni hafifletici etkisi vardır.
· Virüslere karşı vücut direncini arttırmaktadır.
Kullanım Önerisi: Yeşil Çay-Green Tea Extract; 450 mg' lık standardize edilmiş(4 mg kafein, 200 mg EGCg) kapsüller halinde sunulmuş olup, Gıda takviyesi olarak; tercihen yemeklerle birlikte günde 1-2 defa 1 kapsül alınabilir. Önerilen dozlarda bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
 


 


AVİCENNA ENGİNAR 60LIK TABLET

 


ARI SÜTÜ KAPSÜLÜ

 


SÜPER DOZ / ARI SÜTÜ
 BAL + POLEN

 


AVİCENNA GİNKGO BİLOBA 60LIK KAPSÜL

 


KUDRET NARI PROPOLİSLİ TABLET

 


AVİCENNA FORM 60LIK KAPSÜL

 


AVİCENNA İDEAL FORM TOZU

 


ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ KAPSÜLÜ

 


AVİCENNA ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ 60LIK KAPSÜL

 


GİNKGO BİLOBA BİTKİSEL TABLET

 


AVİCENNA KEDİ OTU 60LIK KAPSÜL

 

 


PROPOLİS BİTKİSEL KAPSÜL

 

 


AVİCENNA KUDRET NARI PROPOLİS’Lİ 60LIK KAPSÜL

 

 

 


BAYAN  MACUNU
Bal + Bitki + Baharat Karışım
ı

 


DEVE DİKENİ BİTKİSEL TABLET

 

 


AVİCENNA DEVE DİKENİ 60LIK KAPSÜL

 

 


KEDİ OTU (VALERİAN ROOT) KAPSÜL

 

 


AVİCENNA POLEN 60LIK KAPSÜL

 

 


AKSU VİTAL KAYISI KARIŞIMLI DOĞAL BAL

 

 


ŞİFALI BİTKİLER ÖZELLİKLERİ-CD

 


FAYDALI ŞİFALI BİTKİLER ÖZELLİKLERİ-CD

Tüm kullanım hakkı, NetPa Market Bilgisayar Reklamcılık Turizm San. Tic. LTD. ŞTİ. firmasına aittir ve saklıdır.  
Tüm Hakkı Saklıdır © Copyright 2007
www.aktarium.com